Lazlar hakkında her şey! Kimdir Lazlar, Lazca nedir?

Lazlar hakkında her şey! Kimdir Lazlar, Lazca nedir?

994
0
PAYLAŞ

Lazlar… Kimileri için yalnız fıkralardan ibaret olan kimileri için Karadeniz bölgesinde yaşayıp ‘celeyrum, cideyrum’ ağzı ile konuşan insan toplulukları… Hatta birileri için Kuzeyli Türk olan Lazlar..

Lazlar… Kimileri için yalnız fıkralardan ibaret olan kimileri için Karadeniz bölgesinde yaşayıp ‘celeyrum, cideyrum’ ağzı ile konuşan insan toplulukları… Hatta birileri için Kuzeyli Türk olan Lazlar..
Ve Lazca… Kaybolmaya mahkum edilmiş yüzlerce dil ile aynı kaderi paylaşan,asimilasyonu en ağır şekliyle yaşamış ve nihayetinde yorulmuş, varlığını sürdürebilmesi için önce asıl sahiplerini ardından tüm insanlığı bekleyen Lazca.

Türkiye topraklarında yüzyıllar boyunca yaşam mücadelesi vermiş, kültürlerini korumaya ve yaşatmaya çalışmış milletlerden biridir Lazlar. Cumhuriyetin kurulmasından sonra devletin tek tipleştirme politikalarına maruz kalmış tüm Türkiye halkları gibi asimilasyonla adete boğulmuş ve nihayetinde bugün Lazların fıkralardan ibaret olduğunu düşünen büyük bir kitlenin oluşumuna sebebiyet vermiştir.
Tüm bunlar yaşanırken diline, kültürüne, kimliğine sahip çıkmanın gerekliliğini savunan var olma sebeplerinin yol olma tehlikesi karşısında beklenilenin aksine susmayıp tüm güçleriyle buna karşı mücadele yürüten Lazların ciddi adımlar attığı ve radikal kararlar aldığı bir dönemden geçiyoruz. Atılan adımlarla Lazların başladığı bu umut yolculuğu 23 Kasım 2013 Cumartesi günü İstanbul Kadıköy’de Laz Enstitüsü açılışı ile bambaşka bir boyut kazanmış oldu. Enstitü açılışı bize, Lazların birlik ve beraberliğini, kültürlerine ve dillerine olan inançlarını en masum haliyle gösterdi. Enstitü açılışında Lazları farklı camialardan birçok isim destekleriyle yalnız bırakmadılar. Siyasi parti olarak BDP-HDP ve ÖDP açılışta yerlerini aldılar. Enstitü Başkanı Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu’nun açılışta yaptığı kısa konuşması, Türkiye’nin acı gerçeklerini bir kez daha hatırlamamızı sağladı. Bekaroğlu konuşmasında Lazların taleplerini ‘Lazcanın lisansüstü eğitime kadar uzanan bir eğitim dili olması, yer adlarının iadesi ve Lazca televizyonun kurulması’ şeklinde özetledi.
Yaklaşık 600 bin Laz’ın yaşadığı ve bunların 250 bin civarının ana dilini konuştuğu Türkiye topraklarında, özgürce kültürlerini yaşamak adına edilen taleplerin haklılığı karşısında en önemli adım devletten bekleniyor. Lazca adına yapılmış değerli çalışmaların yanında yapılmayı bekleyen onlarca fikir ve proje var. Lazca deyince umutla bakan gözler ve mutluluktan çarpan kalpler var. Yıllardır susturulan, yok olmaya mahkum edilen Lazca adına yapılan çalışmaların neden bu kadar geç ve neden şimdi olduğu sorusu bugünlerde en sık sorulan ve cevap bekleyen sorudur. Şöyle ki bu sorunun cevabı, daha kendilerine yapılanların bilincine varamamış olan Laz halkında değil, Türkiye’de yıllardır uygulanan kültür kıyımlarında, ulus-devlet anlayışının acımasız politikalarındadır.

Geç de olsa kısa zamanda edinilen büyük bilinç sayesinde Lazlar bundan sonra sahip oldukları hiçbir değeri, asimilasyonun o karanlık çukuruna bırakmayacaktır. Bir insan birden fazla dil konuşabilir. Bir insan ana dilinden çok başka bir dili konuşup ona hakim de olabilir. Aslında bir insan buna mecbur bırakılmıştır. Tıpkı Türkiye’de yaşayan Kürtlerin, Ermenilerin, Çerkeslerin, Lazların ve adını saymadığım tüm etnik kimliklerin mecbur bırakıldığı gibi.

Türkiye topraklarında yaşıyor olması, resmi dilinin ana dili değil de Türkçe olması bir dönem Kürtleri ‘Doğulu Türk’ şimdide Lazları ‘Kuzeyli Türk’ yapıyor olması bahsettiğim mecburiyetin doğurduğu en ilkel bakış açısıdır. Demokrasinin tartışılıp, önemli adımların atıldığı 21. yüzyıl Türkiye’sinde hâlâ büyük bir kitlenin, bahsettiğim mantalite ile olaylara yaklaşıp çıkarlarına ters düşen bir durumda ötekileştirme acizliğine başvurmaları ise demokrasinin ciddi anlamda yanlış anlaşıldığının en büyük kanıtlarından biridir. Ya da birileri için demokrasinin; siyasi, ideolojik hatta kişisel çıkarlarından ibaret olması demektir.

www.evrensel.net